Startup’ınızın İlk Yılında Mutlaka Öğrenmeniz Gereken 3 Marifet

“Ya zirveye çıkacağız ya da batacağız” düşüncesi, kendi startup’ını kuranların ilk yılda düştüğü genel bir yanılgı. Birçok startup, yolun sonunda gördüğü ödülün cazibesine kapılarak yarış atı gibi koşturuyor.

Bunu unutun. Başarıya giden yol uzun ve engebelidir; başta zekice görünen “kısa yollar”ın sonu genelde hüsranla biter.

Bizim tavsiyemiz ne mi?

Kendinize uygun bir rota çıkarın ve işleri ağırdan alın. İlk yılı oyun zamanı gibi düşünün. Startup’ınızın ilk yılı, işinizi kalıcı bir başarıya dönüştürmek için gereken becerileri öğrenmek için en iyi -ve muhtemelen tek- zaman. İlk yıl, büyümenizi sağlayacak sağlam temelleri kurduğunuz yıldır. Büyük ödülü başarı olan startup yarışını kazanmak için ilk yılınızda öğrenmeniz gereken şeylere gelin bir göz atalım.

 

1. Kendinizi tanıtmayı öğrenin.

Başarıya giden yarışta maalesef birden fazla rakibiniz olacak. Bu zorlu rekabet ortamında öne çıkabilmek için ilk yılınızı verimli kullanmalısınız.

Kendinizi övün ve yaptığınız işi anlatın.

Bu adım bolca zaman ve emek gerektiriyor. Kendinizi ve startup’ınızı tanıtmanın çeşitli taktikleri var: kartvizitler, sosyal medya hesaplarının kullanımı, network yapma, website kurma, kulaktan kulağa yayılacak pozitif söylentileri, ve tabii biraz da şans. Sizin için neyin en iyi şekilde çalıştığını görmek için ilk yılınızdan faydalanın. Markalaşma üzerine çalışın ve neyin size etkileşim ve takipçi kazandırdığını bulun.

Sosyal medyanın nasıl çalıştığını öğrenin çünkü dışarıdan göründüğünden çok daha fazlasını vadediyor. Örneğin yüklediğiniz fotoğrafların yüksek kalite olmasına özen gösterin, hangi hashtag’lerin çalıştığını görün ve günün hangi zamanı yapılan post’ların daha çok geri bildirim getirdiğini inceleyin.

Yerel network kurma etkinliklerinin ne kadar sıkıcı olabileceğinin farkındayız, ama yeni fikirlerinizi, potansiyelinizi ve bağlılığınızı duyurabilmeniz için bunlara mutlaka katılmalısınız. Halihazırda bir portfolyonuz varsa bunu göstermekten çekinmeyin. Yeni tanışacağınız herhangi biri yeni bir proje, yatırım ya da tanıtımı beraberinde getirebilir.

 

2. Müşteri ilişkilerini önemseyin.

Tebrikler! Kendinizi tanıtma aşamasının temel öğelerini başarıyla gerçekleştirdiniz. Şimdi elinizde birkaç müşteriniz var ve onlarla başa çıkmanız gerekiyor.

Müşteri ilişkileri bir işletmenin temelinde yatıyor; bu yüzden en başından itibaren bu işte iyi olmalısınız.

Dürüst ve kişisel olun.

Müşterilerin en büyük beklentisinin karşı tarafın dürüst ve açık olması gerektiğini yıllar içinde öğrendik. Eğer müşterilerinizi kandırmaya çalışırsanız bu eninde sonunda geri teper. Müşterilerinizi asla aptal yerine koymayın. İtibarınız bir kere zedelenirse toparlaması çok zaman alır.

Ayrıca müşteriler sizinle kişisel bir bağ kurmak ve iyi anlaşmak isterler. Eğer müşterilerinizle yüz yüze görüşecekseniz girişken ve konuşkan olmalısınız, ya da bunu iyi yapan birini takımınıza almalısınız. Potansiyel müşterilerle kişisel bağlar kurmak, onların gözündeki “kimliksiz büyük şirket” imajını yıkacak ve onları kazanma şansınızı artıracaktır.

Müşterilerle email ya da telefon üzerinden ilgileniyorsanız da aynı kurallar geçerli. Robot gibi davranmayın. Ses tonunuza dikkat edin. Otomatik cevaplardan, “Tümünü Yanıtla” seçeneklerinden kaçının. Her müşteriye kişisel olarak hitap edin. Tabii profesyonel kalmayı unutmayın; “Mrb”, “Tşk.” gibi kısaltmaları asla kullanmayın. Kendinizi şirketinizi temsil eden bir uzantı gibi düşünün ve ona göre hareket edin.

 

3. Her şeye adapte olun.

Startup dünyası sürekli derin ve karanlık sulara daldığınız bilinmezliklerle dolu bir yer; o yüzden bu dünyada yeniliklere uyum sağlayabilmek kadar önemli bir beceri yoktur. Buradaki taktiğiniz yüzmeyi öğrenene kadar suyun üzerinde kalabilmek olmalı.

Hazır ve istekli olun.

Birinci yılınızda yeni olan her şeye uyum sağlamaya çalışın. Konfor alanınızdan çıkın ve üzerinize yeni roller alın. Birilerinin muhasebeyle ilgilenmesi gerekiyor. Ya da pazarlamayla. Daha önce yapmadınız mı? Şimdi bir şans vermenin tam zamanı. Her zaman birilerinden yardım alabilirsiniz ama tüm süreçler hakkında bir fikriniz ve anlayışınız da olmalı.

“Uyum yeteneği, baş etmek için uyum sağlamak ve kazanmak için uyum sağlamak arasındaki güçlü farkla ilgilidir” – Max McKeown

Ayrıca liderlik etmeyi de öğrenmelisiniz, özellikle de kurucu pozisyondaysanız. İnisiyatif alın ve bir şirketi yönetmenin getirdiği zorluklara adapte olun.

Unutmayın; startup yolculuğu bir maratondur, bir koşuşturma değil.

Bu maraton gerçekten de zordur, rekabet çoktur ve her aşamada risklerle karşılaşırsınız. Bitirme çizgisini unutun ve iyi bir başlangıç yapmaya odaklanın. Kendini tanıtma, müşteri ilişkileri ve uyumlu olmak, bu yarışı kazanmanız için temele koymanız gereken öğeler. Dürüst olun, kişisel olun, gururlu olun. Her şeyin ötesinde; hazır ve istekli olun.

 

Yorum / Soru Bölümü

Aramıza Katılın

İstanbul girişimlerindeki kariyer fırsatlarını takip edin.

Üye Ol