İlham Verecek 5 Gerçek Girişimcilik Örneği

Girişimcilik hiç şüphesiz kişinin maddi anlamda gelişmesinin yanı sıra birçok tecrübeyi edinmesine de sebep olmaktadır. Dünya üzerinde binlerce girişimcilik örnekleri olmasına rağmen bazı girişimciler, ülkelerinin dışına çıkmış ve dünyaya yön vermeyi başarmıştır. Her ne kadar dışarıdan bakıldığında basit bir öykü gibi görülse de girişimcilerin geçtiği zorlu yollar, özellikle yakaladıkları başarılarda belirleyici olmuştur. Girişimciliğin tek başına başlaması ya da devam etmesi mümkün olmamakla birlikte kişinin mutlaka motivasyon sahibi olması gerekir. Dünya üzerinde başarılar yakalamış 5 girişimcinin hikayesini okuyarak da motivasyon açısından ilham alabilirsiniz. Üstelik bu beş kişi bizim de yakından tanıdığımız; bilgisayarlar dünyasının vazgeçilmezi olan Microsoft’un kurucusu Bill Gates, ilk arkadaşlıklarımızı sanal olarak yaşadığımız Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, motorlu taşıtlar sektörüne yön veren Honda’nın kurucusu Soichiro Honda, son dönemin en popüler alışveriş sitesi Alibaba’nın kurucusu Jack Ma ve akıllı telefon başta olmak üzere laptop ile tabletlerin olağanüstü dönüşümünü sağlayan Apple’ın kurucusu Steve Jobs. Ayrıca bu girişimcilik hikayeleri deneyenlerin, vazgeçmeyenlerin de bir gün bu başarıya ulaşacağı anlamına gelmektedir.

Bill Gates

Bill Gates

Hiç şüphesiz günlük hayatımızda kullandığımız bilgisayarların ve akıllı telefonların çoğunda Microsoft işletim sistemleri bulunmaktadır. Hatta Microsoft’a o kadar çok aşığız ki; aldığımız Mac cihazlara bile Microsoft işletim sistemini yüklediğimiz günler olmuştur. Bizler ile bu denli içli dışlı olan ve hiç şüphesiz hemen hemen her işimizi eksiksiz bir şekilde yapan işletim sistemlerinin sahibi ise Bill Gates olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünyanın en iyi girişimcileri ve milyarderleri arasında yer alan Bill Gates’in hayatını bir de bizden dinleyin.

Bill Gates

Orta sınıf bir ailenin ortanca çocuğu olarak 28 Ekim 1955 yılında Seattle Washington’da dünyaya gelen Bill Gates, ilkokul yıllarından itibaren girişkenliği ve ileriye yönelik düşünceleri ile kısa süre içerisinde dikkat çekmeyi başarmıştı. Sıcak bir aile ortamının da etkisini kısa süre içerisinde hisseden Bill Gates, masa oyunları severdi ve riskli işlere de her daim girerdi. Yakın dostları Monopoly oyununu çok riskli oynadığını ve sürekli olarak da kazandığını belirtmektedir. İçine kapanık bir öğrenci olmasına rağmen 11-12 yaşından itibaren daima kitaba çok önem vermekte ve zaman zaman saatlerce ansiklopedi okuduğu da görülen Gates, okuldaki derslerinin yanı sıra yabancı dil eğitimleri de almaktaydı.

Okuduğu okulda bulunan bilgisayar odasına öğrencilerin eşit bir şekilde girebilmesi için bir sistem bulunmakta ve bu sistemin verdiği izne bağlı olarak öğrenciler giriş yapmaktaydı. Henüz genç yaşlarında girişimciliği ve kurnazlığı ile ön plana çıkan Gates ise birkaç arkadaşı ile birlikte sürekli olarak sırayı kendilerine ayarlamaktaydılar. Okul yönetimi tarafından fark edildikten sonra bilgisayar odasına girilmeleri yasaklansa da özellikle yazılımın onarılma işlemleri için tekrar izin verilmiştir. 1970 yılında arkadaşı Paul Allen ile lise yıllarında Traf-o-data adlı bir yazılım hazırlayan Gates, 20 bin dolar kazanmasına rağmen ailesi şirket kurmasına izin vermemiş ve üniversiteye girmesini istemiştir. Gates bilgisayar ve yazılım aşkı ile yanıp tutuşsa da ailesi onun avukat olmasını istiyordu.

Bill Gates

1973 yılında liseden mezun olan Gates ise o dönemin sınavı olan SAT’ta 1600 üzerinden 1590 puan alarak başarılı bir grafik çizmiştir. Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni başarılı bir derece ile kazanan Gates, yine de vaktinin çoğunu üniversitede bulunan bilgisayar laboratuvarında geçirmeyi tercih ediyordu. Bir süre okuluna devam eden ve derslerde geçer not alacak kadar çalışan Gates, sonunda ailesinin de rızası olmamasına rağmen Harvard Üniversitesi’ni bırakmış ve arkadaşı Allen ile ortaklaşa Micro-Soft şirketini kurmuştur. Micro-computer ve software kelimelerinin birleşimi ile ortaya çıkan şirket ismi kısa sürede ilgi görmekle birlikte Altair adlı yazılımı ile de sürekli olarak ilgilenmişlerdir.

Microsoft imzasıyla kullanıma sundukları ilk yazılım ise BASIC olmakla birlikte kısa süre içerisinde yoğun bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Ancak BASIC’in bedava olarak dağıtılması ve korsan yazılım haline gelmesi Gates’in yeni bir adım atmasına da sebep olmuştur.

Microsoft’un Yükselişi

Bill Gates ve arkadaşı yetenekli oldukları kadar pazarlama konusunda da oldukça strateji sahibi insanlardı. Sektör büyüdükçe onların da artık Apple, IBM ve Intel gibi donanım açısından üst düzey hizmet veren markalara yazılım hizmeti sağlaması gerekiyordu. Ayrıca annesi aracılığıyla IBM’in CEO’su ile de tanışma fırsatı bulunan Gates, yazılımını kullanması için bir marka bulmuştu.

IBM son dönemin gözdesi olan PC yani kişisel bilgisayarları çıkarmaya hazırlanırken, cihazlarında da kaliteli bir yazılım kullanmak istiyorlardı ve tercihleri Microsoft olmuştur. Her ne kadar kullanılmaya başlandıktan sonra IBM ile sürekli olarak davalık olunsa da Microsoft’un bu atağı farklı gelişmelerin de habercisi oldu. Ayrıca Microsoft bir yandan da Apple II için softcard hizmeti vermeyi de ihmal etmiyordu.

Paul Allen – Bill Gates

Microsoft’un yükselişi ise sunduğu Windows sürümleri ile başlamıştır. 1985 yılında ilk olarak çıkarılan Microsoft Windows 1.0, her ne kadar grafiksel olarak dikkatleri üzerine çekmese de sistem olarak ciddi kolaylıklar sağlıyordu. Ayrıca ofis insanlarına hitap etmemesi nedeniyle de kurumsal açıdan kullanılması için de 1987 yılında Windows 2.0 çıkarılmıştı. MS-DOS tabanlı yazılımlardan kurtulmayı amaçlayan Microsoft şirketi, daha sonra Windows/386 kullanmaya başlamıştır ve bu sistem çoklu görev yapılmasına da imkan veriyordu.

1990 yılında çıkarılan Windows 3.0, 1993 yılında çıkarılan Windows 3.1 ve Windows NT ise dönemin en iyi işletim sistemleri arasında yer almayı başarmıştır. Dünya çapında yayılmaya devam eden Microsoft’un tanınması ise Windows 98, Windows 2000 ve Windows XP ile sağlanmıştır. Özellikle Windows XP dünya çapında kullanılmaya başlanılmış ve en iyi işletim sistemi ödüllerine layık görülmüştür. Her ne kadar Windows Vista gibi işletim sistemleri ile durgunluk yaşansa da Windows 7, Windows 8, Windows 8.1 ve Windows 10 günümüzde en çok kullanılan işletim sistemleri arasında yer alır. Ayrıca stabilliği ile ön plana çıkan XP’de hala sıkça kullanılmaktadır.

Mark Zuckerberg

Mark Zuckerberg

Dünya nüfusunun hemen hemen 6’da 1’i kadar kullanıcıya sahip olan Facebook’un sahibi Mark Zuckerberg, yaptığı girişimler ile de en genç milyarder unvanını kısa süre içerisinde kazanmayı başarmıştır.

Mark Elliot Zuckerberg, bir ailenin dört çocuğundan ikincisi ve tek erkek olarak Dobbs Ferry’de 14 Mayıs 1984 yıllarında dünyaya gelmiştir. Bilgisayar programcılığı ile henüz 10 yaşında iken ilkokulda ilgilenmeye başlayan Zuckerberg, Atari BASOC programlama dilini de babasından öğrenmiştir.

Mark Zuckerberg

Henüz 12 yaşında iken de bu programlama dilini kullanarak kendisine ZuckNet diye bir mesajlaşma uygulaması oluşturmuş, bilgisayar aracılığıyla mesaj transferi yapmayı başarmıştır. Babasının muayenehanesinde bulunan bilgisayarlara da kurulan bu program sayesinde yeni bir hasta geldiğinde danışmanı bilgisayar üzerinden mesaj gönderebiliyordu. Lise yıllarında yapay zeka olarak Synapse adlı bir media player da geliştiren Zuckerberg, kısa süre içerisinde adından söz ettirmişti. Çünkü Microsoft ile AOL gibi dönemin en iyi markaları bu programı almak istemiş ancak Zuckerberg tarafından ret gelmiştir. Lise yıllarını da başarılı bir şekilde geliştirilen Zuckerberg, daha sonra Harvard Üniversitesi’ni kazandı ve burada da geliştirdiği CourseMatch programı sayesinde ders konusu seçme işlemi yapılıyordu.

FaceMash

2003 yılında ise Mark Zuckerberg’in aklına dahiyane bir fikir gelmiştir ve kısa süre içerisinde çalışmalarına başladı. Geliştirdiği FaceMash programı sayesinde öğrencilere 2 kadın öğrenci resimlerinin arasından seçim yaptırılmasına imkan sağlıyordu. Bu oylama sistemi her ne kadar üniversite öğrencileri tarafından yoğun bir ilgi görse de okulun veri tabanları hacklendiği için disiplin cezası almıştı. Ancak o bu projenin yoğun ilgi gördüğünü fark etmiş ve bu alanda gelişmeler yapmaya kadar vermiştir.

Facebook’un Kuruluşu ve Yükselişi

FaceMash olayından yaklaşık 10 ay sonra efsanevi Facebook’un ilk kurulumunu yapacaktı. Özellikle Harvard’da bulunan ve konuşma konusunda çekinen insanlardan ilham alarak Facebook’u geliştiren Zuckenberg, site sayesinde insanların birbirleriyle konuşmasına olanak sağlamıştır. Ancak mutlaka sisteme gerçek resim ile başvuru yapılması gerekiyordu aksi takdirde üyeliklerin birer birer silinmesine karar verilmişti. Günümüzde Facebook olarak da bilinen sistemin ilk hali 4 Şubat 2004 tarihinde TheFacebook.com olarak alınmıştır.

The Facebook

Arkadaşları tarafından verilen destek sonrası kısa süre içerisinde 4 bin kullanıcıya ulaşan Facebook, ilk zamanlarda sadece .edu uzantısı ile üyelikleri kabul ediyordu. PayPal’ın kurucuları arasında yer alan Peter Thiel’den ilk yatırımın alan Facebook projesi, bu yatırımdan sonra ciddi bir yükselişe geçmiş ve kısa süre içerisinde yatırımcılarında ilgi noktası olmuştur. Peş peşe yapılan 12,7 milyon ve 27,5 milyon dolar yatırımlar sonrasında artık Facebook dünya çapında tanınan, 1 milyon üyeye sahip olan bir sosyal medya platformu haline geldi.

Facebook’un dünyaya açılması ile birlikte kullanıcı sayısı artmış ve özellikle her dönem yeniliklerin öncüsü olmuştur. Günümüzde ise Facebook’un yaklaşık olarak 1 milyar gerçek kullanıcısı bulunmakta ve bu durum her geçen gün artmaya devam etmektedir. Ayrıca günümüzün fotoğraf ve video açısından en çok ilgi gören sosyal medya platformu Instagram da yine Facebook tabanlı olarak hizmet vermektedir.

Soichiro Honda

Soichiro Honda

Genellikle halk arasında şu tabiri sıkça duyarız; ‘Araba deyince Japon’dan şaşmayacaksın.’ Aslında bu söz dönemin en iyi motorlu araçlarını üreten Honda’nın yaptığı kaliteli çalışmalar sonrasında da ortaya çıktı diyebiliriz. 140 ülkede otomobil başta olmak üzere tekne motoru, bisiklet, tarım aletleri, traktör ve tarım aletleri üreten Honda, hiç şüphesiz dönemin en iyileri arasında yer almaktadır.

Soyadının verildiği şirketin kurucusu olan Soichiro Honda, 17 Kasım 1906 tarihinde dokumacı bir anne ve bisiklet tamircisi babanın oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Bu sebeple de genç yaşlarından beridir mekanik araçların, lastiklerin içerisinde hayatını geçiren Honda, okul hayatı pek de başarılı olan bir öğrenci değildi. Notlarını düzeltmek için bazı hilelere başvursa da sonunda yakalandı ve ailesi tarafından da ufak cezalar aldı. 1922 tarihinde ortaokulu bitirmeyi başaran Honda, oto tamir atölyesinde işe başladı ve yarış otomobillerini de yine burada analiz etti.

Soichiro Honda

Bir yandan kurduğu atölye ile de çalışmalarına hızlı bir şekilde devam etmenin yanı sıra tüm varlığını da bu işe yatırmıştı. Bu onun araçlar ile içli dışlı olmasına neden olurken Soichiro’nun yarış araçları konusundaki hayallerinin de başlangıcı haline gelmiştir. Bu dönemde evlenen ve işine de bağlı olan Honda, atölyede yaşamını sürdürmekte ve piston yayını geliştirmek için elinden geleni yapıyordu. Ayrıca bir yandan da araçların bulunduğu yarışlara katılarak deneyim kazanmaya da devam etti.

Tarih 1946’yı gösterdiğinde ise Honda tüm zorluklara rağmen kendi işini kurmaya karar verdi. Honda Teknoloji Araştırma Enstitüsü savaş döneminin de tüm zorluklarını atlattıktan sonra kurulan ve çift pistonlu motorun üretimini yapan bir merkez haline gelmişti. Ayrıca Honda bir önceki şirketini maddi zorluklar ve savaş nedeniyle de Toyota firmasına satmak zorunda kaldı. Yeni kurduğu şirket ise dönemin en iyisi olmaya aday olmakla birlikte dünya üzerindeki 200 markayı geride bırakmayı başardı.

Soichiro Honda

Honda ise şirketinde başarının yakalanması için iki başlık altında farklı felsefeler belirlenmişti. Bunlardan birisi zevk felsefesi iken diğeri de şirket prensibi şeklindeydi.

Zevk felsefesi;

  • Mühendislere yönelik olan üretim zevkinin mutlaka oluşması gerekir.
  • Şirket çalışanları rahat bir ortamda çalışmak ve pazarlama yapmak için satış zevki yaşamalı.
  • Müşteriler ise aldıkları ürünler sonrası kullanım zevkine mutlaka ulaşmalı.

Şirket prensipleri ise;

  • Yeni pazarların oluşturulması.
  • Tüm çalışanların mutlaka yönetime katılması.
  • Üretimin bulunduğu bölgeden çıkarak global bir hal alması.
  • İnovatif felsefenin mutlaka sorunların çözüme kavuşturulması için uygulanması.

Honda ise bu felsefe ve prensipler sayesinde dünya üzerindeki yükselişini devam ettirmiş; ABD gibi dünya pazarının merkezi olan noktalarda fabrikalar açmıştır. Kısa süre içerisinde motor ile otomobil üretiminde 1 numara haline gelen Honda markası, birçok ödülü de beraberinde kazanmıştır.

Jack Ma

Jack Ma

Son dönemde internet üzerinden hiç ürün satın aldınız mı? Muhtemelen yazdığınız her üründe hemen hemen Alibaba.com sitesine denk gelmişsinizdir. Dünya çapında mükemmel bir hizmet sağlayan bu sistemin kurucusu olan Jack Ma ise şu anda dünyanın en zenginleri arasında yer almayı başardı. Normal bir e-ticaret sitesi gibi görülse de aslında arkasında başarısızlıklar dolu başlayan ancak tüm zorluklara rağmen dünya çapında tanınmayı sağlayan bir girişimcilik hikayesi bulunmaktadır.

Jack Ma

Japonya’nın Hangzhou bölgesinde yerel sanatçı ailenin üç çocuğundan birisi olan Jack Ma, küçük bir köyde büyümektedir. Şimdilerde azmi ile dikkatleri üzerine çeken Jack, ilkokul dönemi başta olmak üzere sürekli başarısızlıklar ve reddetmeler ile karşı karşıya kalmış. Eğitim hayatında bile 2 kez başarısız olmakta ve üçüncü yıl girdiği sınavda İngilizce Öğretmenliği’ne girebilmektedir. Dil öğrenmek için turistlere de sürekli olarak rehberlik yapan Jack, iş hayatındaki başarısızlıklarına devam ediyor. KFC’ye başvuran Jack 25 kişi arasından ret yiyen tek kişi olurken, Polis olmak için başvuran 5 kişi arasından da yine reddedilen taraf oluyor.

Ancak tüm bu yaşananlara rağmen Jack Ma asla vazgeçmiyor ve yılmadan bir şeyler yapmaya devam ediyor. Onun ilk kez internet ile tanışması ise arkadaşlarının evinde olmakla birlikte bozup da parasını ödeyememekten de korkmuyor değil. İlk arattığı sözcük ‘bira’ olduktan sonra Çin ile ilgili herhangi bir sonuç çıkmıyor, ülkesinin adını da eklemesine rağmen herhangi bir sonuç çıkmayınca kendisi bu aşamada bir adım atmayı planlıyor.

Jack Ma

Zamanla bu yönde çalışmalar yapan Jack, son olarak Alibaba.com adlı bir site kurmaya karar veriyor ve işler iyi gitmeye başlıyor. Ancak buradaki tek sorun ise işlerin iyi gitmesine rağmen Jack’in hala bir para kazanamıyor olması. 2004 yılında ise geliştirdiği AliPay ödeme sistemi sayesinde artık para kazanmanın da kapıları sonuna kadar açılmaya devam etmekle birlikte Deli Jack olarak da adlandırılmaya başlanmıştır. 2013 yılında patronu olduğu işi bırakarak gençlere bir şans vermek isteyen Jack Ma, bu aşamadan sonra çeşitli vakıf ve hayır kurumlarında rol almaya karar verir. Günlük olarak yaptığı işlem hacmi de göz önüne alındığında şu anda AliBaba açık ara dünyanın en iyi e-ticaret siteleri arasında yer almayı başarmıştır.

Steve Jobs

Steve Jobs

En zor zamanların adamı olarak adlandırılan Steve Jobs, günümüzde teknolojiye yön veren Apple şirketinin gelişmesinde ve yükselmesinde büyük rol oynamıştı. Steve Jobs, 24 Şubat 1955 yılında Kaliforniya’da doğmuştur. Gerçek ebeveynleri ABD’li Joanne Schieble ile Suriyeli Abdulfattah Jandali olan Steve Jobs, evlatlık verildiği bir aile tarafından yetiştirilmiştir. Bu da onun doğumunun Kaliforniya olarak adlandırılmasına sebep oldu.

Reed Koleji’nde okuyan Steve, her şeye rağmen okulunu devam ettirememiş ve bırakmak zorunda kalmıştır. Ancak Steve’in geçimini sürdürmesi gerekiyordu ki bu da kampüste şişe ve kutu toplayarak olmuştur. Steve’in teknoloji ile tanışması ise 1974 yılında Atari’de çalışan Bilgisayar Kulübü üyesi Steve Wozniak ile çalışmasıyla başladı.

Steve Jobs

Teknolojiye oldukça meraklı olan Steve, iş hayatında da ilk olarak Atari Inc.’te oyun tasarımcılığı yaparak başlamıştır. Tarih 1976’yı gösterdiğinde ise artık kendi markalarını kurmaya karar verdiler ve Wozniak ile birlikte Apple Co.’nun kurulumunu yaptılar. Tüm dünyaya yön veren Apple şirketinin kuruluşu ise bir evin garajında olmuştu. Ancak Steve Jobs’un Apple kariyeri ilk aşamada iyi gitmedi ve kendi kurduğu şirketten yönetim kurulu kararı ile ayrılmak zorunda kaldı. Ancak o çalışmaktan hiç vazgeçmedi ve NeXT Computer adında bir bilgisayar şirketi kurarak, kişisel bilgisayar üretimlerine tüm hızıyla devam etti. Donanım ürünlerinin yanı sıra yazılım ürünleri de satan NeXT Computer, başarılarından söz ettirdi ve tekrardan Apple şirketine satıldı.

Apple’ın Kurulduğu Garaj

Steve Jobs’un bu aşamadan sonra ise durmaya niyeti yoktu ve LucasFilm’in de sahibi olduğu The Graphics Group adındaki firmayı satın alarak, adını değiştirerek Pixar haline getirdi. İlk olarak efektler üreten şirket daha sonra bilgisayar destekli animasyonlar üretince, dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Ayrıca şirket Oyuncak Hikayesi (Toy Story), Bir Böceğin Yaşamı (A Bug’s Life), Kayıp Balık Nemo (Finding Nemo), Oyuncak Hikayesi 2 (Toy Story 2), İnanılmaz Aile (Incredibles) ile Sevimli Canavarlar (Monsters Inc.) gibi animasyon filmlerinin de yapımı üstlenerek, çeşitli başarılar kazandı. 2006 yılında Disney tarafından satın alınan bu şirket ise Steve Jobs’un en büyük hissedarı ve CEO’su olduğu bir kurumdu.

1997 yılında Apple’a tekrardan geçici CEO olarak alınan Steve Jobs, iPod müzik çaları üreterek o dönem bir çığır açmayı daha başardı. Her ne kadar çıktığı dönemde birçok müzik çalar bulunsa da iPod bir adım öne çıkmayı başardı ve dünya çapında satış rekorlarına ulaştı. Ayrıca iTunes adı verilen dijital müzik satın alma ortamı da yine ilk olarak Apple tarafından gerçekleşti ve bu şirketin projesinin patlamasına neden oldu. Ancak Steve’in Apple’a bağlılığı o kadar fazlaydı ki belli bir süre yaptığı görev için Apple’dan yıllık olarak 1 dolar maaş alıyordu. Bu da ona Guiness Rekorlar Listesi’ne ‘En Düşük Maaşlı CEO’ unvanını aldırdı.

Steve Jobs

Bunca başarının ardından Steve’in artık Apple’da geçici CEO olması mümkün değildi ve yönetim kuruluna kalıcı olarak dahil oldu. Ancak Apple Computer görevinden artık sağlık sorunları ile ayrılması gerekiyordu ve o da Apple’a veda etmesine rağmen her daim destekçisi oldu. 25 Ağustos 2011 tarihinde Apple şirketinde bulunduğu görevinden ayrılan Steve Jobs ise yaklaşık 2 ay sonra 5 Ekim 2011 tarihinde hayata veda etti. Onun vedası sonrası Apple’da göreve gelen Tim Cook ise Steve Jobs’u tanımlarken, ‘Apple şirketi, vizyon ve deha sahibi bir insanı, dünya ise inanılmaz bir insanı kaybetti’ sözlerini kullandı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Sosyal Girişimcilik Nedir? Ülkemizde ve dünya üzerinde yapılan girişimcilik örnekleri kendi içerisinde de türlere ayrılmaktadır. Normal girişimci ve sosyal girişimci olmak üzere iki farklı girişim türü bulunmakta, sektörün türü...
Startupların Başarısız Olmasına Neden Olan En Önemli 20 Faktör Pazara uygunluk gösteren ürünlerin yetersiz olması ya da ekibin işbirliği kuramaması gibi, startupların başarısız olmasına neden olan 101 faktörü analiz ettik. Bunların arasından başarısızlığa neden o...
5 Maddede Startup Ortaklığı’na Giriş Bir startup şirketinin ilk günlerde vermesi gereken en önemli kararlardan biri şirketin sahipliğinin nasıl paylaştırılması gerektiği ile ilgilidir. Elbette ki öncelikle bunu etkili bir şekilde yapa...

Yorum / Soru Bölümü

Aramıza Katılın

İstanbul girişimlerindeki kariyer fırsatlarını takip edin.

Üye Ol